<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Düşün ve Başar</title>
	<atom:link href="http://www.dusunvebasar.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dusunvebasar.com</link>
	<description>Kişisel, Manevi Gelişim ve Karşılıksız Bilgi Paylaşım Sitemize Hoşgeldiniz</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Dec 2011 22:54:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Liderlerin başarı öyküleri</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/liderlerin-basari-oykuleri/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/liderlerin-basari-oykuleri/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2011 22:38:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başarı Hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik:İletişim Öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[ABDULLAH GÜL]]></category>
		<category><![CDATA[BILL CLINTON]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[FIDEL CASTRO]]></category>
		<category><![CDATA[Gerhard Schröder]]></category>
		<category><![CDATA[HUGO CHAVEZ]]></category>
		<category><![CDATA[MEHMET AğAR]]></category>
		<category><![CDATA[Nicolas Sarkozy]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[TURGUT ÖZAL]]></category>
		<category><![CDATA[VLADIMIR PUTIN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=688</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi, hepsini ülkelerinin başkanlık koltuğunda veya partilerinin başında genel başkan olarak görüyoruz. Fakat, dünya siyasetinde veya ülke siyasetinde önemli kararlara imza atan bu isimlerin hiçbiri lider olarak doğmadı. Şimdiki güçlü, sert-kavgacı görüntülerinin altında, geçmişe ait bir hikâye saklı. Bir kısmı, ciddi bir güçlük yaşamadan politikaya atılırken bir kısmı, sokakta satıcılık, tamirci çıraklığı ve benzeri işleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="content" style="text-align: center;"><a href="http://www.dusunvebasar.com"><img class="aligncenter size-full wp-image-689" title="başarılı-lider" src="http://www.dusunvebasar.com/wp-content/uploads/2011/02/başarılı-lider.jpg" alt="" width="550" height="234" /></a></div>
<p>Şimdi, hepsini ülkelerinin başkanlık koltuğunda veya partilerinin başında genel başkan olarak görüyoruz. Fakat, dünya siyasetinde veya ülke siyasetinde önemli kararlara imza atan bu isimlerin hiçbiri lider olarak doğmadı.</p>
<p>Şimdiki güçlü, sert-kavgacı görüntülerinin altında, geçmişe ait bir hikâye saklı. Bir kısmı, ciddi bir güçlük yaşamadan politikaya atılırken bir kısmı, sokakta satıcılık, tamirci çıraklığı ve benzeri işleri yaptı.</p>
<p><strong>DONDURMACI CUMHURBAŞKANI NICOLAS SARKOZY</strong> Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, göçmen bir ailenin çocuğu. Babası Macaristan’dan, annesi ise Selanik’ten gelerek Fransa’ya yerleşmiş. Küçük yaşta annesini terk eden babası yüzünden, çocukluğunu rahat bir şekilde geçiremedi, yoksulluk çekti. Eğitimi için babasından para istediğinde ‘benim size bir borcum yok’ cevabını almak onun için bir dönüm noktası oldu. Bundan sonra dondurma ve çilek satarak harçlığını çıkarmaya çalıştı. Daha sonra, hukuk diploması alan Sarkozy, 1977’de politikaya atıldı.</p>
<p><strong>SİMİTÇİ TAYYİP ERDOğAN</strong><br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den göç eden bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi&#8230; Babası Ahmet Bey, Şirket-i Hayriye’de kıyı kaptanı olarak görev yapıyordu. İş hayatına ilkokul çağlarında atıldı, kâğıtlı şeker, su ve simit sattı. Ekmek fırınından 5 kuruşa bayat simit alarak, evde annesinin ısıttığı simitleri 10 kuruşa satması, sokakla ve ticaretle tanışmasını sağladı. Yine aynı dönemde top sahalarında su satması, onu futbolla tanıştırdı. Uzun bir dönem futbol oynadı. 1978’de Beyoğlu Gençlik Kolları Başkanlığı ile siyasete girdi.</p>
<p><strong>TAMİRCİ, SİMİTÇİ, AMBAR GÖREVLİSİ DENİZ BAYKAL</strong> Kafkasya göçmeni Hüseyin Hilmi Bey ile Mısır göçmeni Feride Hanım’ın oğlu olan Deniz Baykal, çocukluğunda birkaç işte birden çalışmış. Tamirci çıraklığı ve simitçilik yaparak harçlığını çıkaran Baykal, doğup büyüdüğü Antalya’da okurken Toprak Mahsulleri Ofisi’nde ambar puantörlüğü ve tekneyle karpuz nakliyeciliği yapmış. Heybeliada Deniz Lisesi’ne girmek istemiş; ama sağlık raporu alamadığı için giriş sınavını geçememiş. Hukuk eğitimi alan Baykal, ilk kez 1973 yılından milletvekili seçilerek politikaya atıldı.</p>
<p><strong>ÇIRAK GERHARD SCHRÖDER</strong><br />
Doğduktan kısa bir süre sonra babasını kaybeden Gerhard Schröder’in, annesinin ikinci evliliğinden olan kardeşlerinin de bakımını üstlendi. Komşu kentlerdeki okullara gidip eğitimini sürdürürken, 14 yaşında itibaren çeşitli dükkanlarda satıcı olarak çalışmaya başladı. Genç yaşlarda amatör futbol liglerinde de iyi bir orta saha oyuncusu olarak top koşturdu. 1963’te Almanya Sosyal Demokrat Partisi’ne girmesi ile başbakanlığa giden yolu açmış oldu.</p>
<p><strong>KİMSESİZLER YURDU BAŞKAN YAPTI VLADIMIR PUTIN</strong> Leningrad’da fabrika işçisi bir anne ve donanmada görevli bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Hukuk fakültesini bitirip KGB’ye girmesinden önce resmî kayıtlarda hiçbir bilgiye rastlanmayan Putin’in, annesinin hayatta olduğu anlaşıldı. KGB ajanlarının ‘konuşma’ uyarısına rağmen bilgi veren annesi Vera Putina, küçük yaşlarda çocuğundan ayrı kaldığını söyledi. Oğlunun büyükanne ve büyükbabasının hastalığı üzerine kimsesizler yurduna verildiğini aktardı.</p>
<p><strong>YOKSULLUK, SOSYALİZMİ GETİRDİ FIDEL CASTRO</strong><br />
İspanya göçmeni Angel Castro Argiz’in, aşçısı Lina Ruz’dan doğan beş çocuğundan ikincisi olan Fidel Castro’nun çocukluğu, yoksul bir yöre olan Mayari’de geçti. Oriente ilinin merkezi Santiago’daki Katolik okullarında ve Havana’daki Cizvit Lisesi Belen İlahiyat Okulu’nda eğitim gören Castro, hukuk eğitiminden sonra siyasî kariyerine ilk adımını attı. Yoksul bir çocukluk geçirmesi onu ülkesinde sosyalist bir düzen kurmaya götürdü.</p>
<p><strong>FAKİRLİKTEN OKUDU HUGO CHAVEZ</strong><br />
28 Temmuz 1954’te ailenin altı erkek çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Yerli ırkla siyah ırkın karışımı, ‘Zambo’ diye adlandırılan bir ırka mensup olan Chavez’in anne ve babası öğretmendi. Orta halli bir ailenin çocuğu olarak okumak dışında bir seçeneği olmadığı için askerî okula kaydını yaptırdı. Askerî öğrenci olarak gittiği Peru’da ise siyasetle tanıştı. Siyasette sol blokta yer alan Chavez, devlet başkanlığı görevinde dünya solunun ümidi haline geldi.</p>
<p><strong>GRUBUNU BIRAKIP BAŞKAN OLDU BILL CLINTON</strong><br />
19 Ağustos 1946’da Arkansas’ın Hope şehrinde dünyaya gelen Bill Clinton, doğumundan 3 ay sonra babasını kaybetti. 4 yaşındayken annesi, üvey babası Roger Clinton ile evlendi. Lise döneminde, üvey babasının soyadını alan eski ABD Başkanı, birçok defa okulunu profesyonel bir müzisyen olmak için bırakmayı düşündü. Ancak ‘Boys Nation’ isimli grubu kurmuşken, Beyaz Saray’da John F. Kennedy ile tanıştı. Bu tanışma siyasete ilk adımı da beraberinde getirdi.</p>
<p><strong>EŞEKTEN DÜŞTÜ, PİLOT OLAMADI TURGUT ÖZAL</strong><br />
Banka memuru bir baba ve ilkokul öğretmeni bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen Turgut Özal, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde elektrik mühendisliği eğitimi aldı. Devlet Planlama Teşkilatı’ndaki görevi ile bürokrasiye, Adalet Partisi ile de siyasete atılan Özal, siyasi kariyerini görevdeyken vefat ettiği cumhurbaşkanlığı görevi ile noktaladı. çocukluğunda bir dönemde ise pilot olma hayali kurdu. Eşekten düşerek kolunu sakatlayınca bir kolu biraz kısa kalan Özal’ın pilotluk hevesi kısa sürede sona erdi.</p>
<p><strong>TÜCCAR OLAMADI, SİYASETE ATILDI ABDULLAH GÜL</strong><br />
1950 yılında Kayseri’de doğan Abdullah Gül, İstanbul Üniversitesi’nde iktisat eğitimi aldı. İstanbul Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi’nde hoca olarak çalıştıktan sonra İslam Kalkınma Bankası’nda bulunan Gül, 1991’de Kayseri milletvekili seçildi. Gençliğinde dedesinin, limonata sattırmak istediği Gül, yüksek sesle bağırıp müşteri toplayamadığı için limonataları satamadı. Böylece, ticareti mi eğitim hayatını mı seçeceği belli oldu. Gençlik yıllarında başlayan siyasi hayatı onu cumhurbaşkanlığı adaylığına kadar getirdi.</p>
<p><strong>ÇANKAYA KÖŞKÜ’NDE DOĞDU MEHMET AĞAR</strong><br />
1951 yılında Ankara’da babasının görev yaptığı Çankaya Köşkü’nde doğdu. Aslen Ardahan’dan Elazığ’a göç etmiş bir ailenin çocuğu olan Mehmet Ağar, emniyet müdürü olan babasının memuriyeti dolayısıyla pek çok il gezdi. Çankaya’da dünyaya gözlerini açan ve taşrada çocukluk ve gençliğini geçiren Ağar, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Emniyet’teki görevin başladı. Çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Emniyet Genel Müdürü oldu. Politikaya atılan Ağar, genel başkanlığa kadar yükseldi.</p>
<p><strong>Kaynak: Zaman</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/liderlerin-basari-oykuleri/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Senai Demirci: Varlığa şiirimle katılmaktır derdim</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/senai-demirci-varliga-siirimle-katilmaktir-derdim/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/senai-demirci-varliga-siirimle-katilmaktir-derdim/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 12:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazar, Şair, Bilim Adamı]]></category>
		<category><![CDATA[genç yazar]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet baydemir]]></category>
		<category><![CDATA[risale-i nur]]></category>
		<category><![CDATA[senai demirci]]></category>
		<category><![CDATA[senai demirci roportaj]]></category>
		<category><![CDATA[senai demirci yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=682</guid>
		<description><![CDATA[Senai Demirci&#8217;nin kelimelerle ve gönlüyle olan yolculuğuna şahit olduk.. Senai Demirci deyince aklımıza; merhametli bir doktor, kalemi kuvvetli bir yazar, iyi bir radyocu, sesi güzel bir sunucu, fedakar bir baba, duyarlı bir eş, hayırlı bir evlat, samimi mü’min geliyor. Pekiyi  Senai Bey’e sorsak kimdir Senai Demirci ? Aman sorma, çünkü tanımam Senai Demirci’yi. Senai Demirci, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong>Senai Demirci&#8217;nin kelimelerle ve gönlüyle olan yolculuğuna şahit olduk..</strong></span></p>
<p><span><strong><img class="alignright size-medium wp-image-683" style="margin: 2px; border: 2px solid black;" title="senai demirci" src="http://www.dusunvebasar.com/wp-content/uploads/2011/01/senai-demirci-300x240.jpg" alt="" width="300" height="240" /><br />
</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong>Senai Demirci deyince aklımıza; merhametli bir doktor, kalemi kuvvetli bir yazar, iyi bir radyocu, </strong><strong>s</strong><strong>esi </strong><strong>güzel  bir sunucu, fedakar bir baba, duyarlı bir eş, hayırlı bir evlat, samimi  mü’min geliyor. Pekiyi  Senai Bey’e sorsak kimdir Senai Demirci ?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong> </strong></span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;">Aman  sorma, çünkü tanımam Senai Demirci’yi. Senai Demirci, Senai Demirci  kimdir, bilmez. Aklınıza gelen Senai Demirci olmak için çabalayan  biridir sadece. Kardeşlerimin hakkımdaki şahitliğini kendim için bir dua  olarak biliyorum. Sessiz ve sürekli, sözsüz ve içten bir duadır bu.  Saydığınız sıfatların bende olmadığı ortaya çıktığında, ben mahcup  olacağım siz de mahzun olacaksınız. Beni “iyi” sanan kullarını mahzun  etmemek için, Rabb-i Rahîm’den ümidim o ki beni mahcup etmeyecek bir  hâle getirsin. Her işini hikmetli yapan, her kuluna merhamet eden  Rabbimizin, beni mahcup edecek sizi de mahzun edecek bir seçeneği  dilemeyeceğini ümit ediyorum. Rahmetinden ümit kesmiyorum: “Rabbim beni  sizin bildiğiniz gibi eylesin. Sizi de beni bildiğinizce eylesin.”</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Üslubunuz  yediden yetmişe herkesi etkiliyor. Sizi hiçbir cemaat, etnik köken  ayırmaksızın seviyor ve takip ediyor. Senai Demirci’nin başarısındaki  sır nedir? Sizce neden Senai Demirci bu kadar seviliyor?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong> </strong></span></p>
<p>Benim  yazarlığım Risale çizgisinde yürüdü. Bediüzzaman Said Nursî’nin vahyi  okurken ve seslendirirken yürüdüğü üslubu bulmaya çabaladım. İslam’ı  insan olmaktan başlayarak anlamakla başlıyor bu üslup. Hazır kalıpları  ve şablonlar üzerinden değil, her defasında yeni yağan bir yağmur gibi,  sıfır noktasından hareketle inşa edilen yazılar yazmaya çalışıyorum.  Somutlaştırırsak: Risale-i Nur’da “bizim dinimize göre” diye başlayan ve  süren bir cümle yoktur. Bir defa din “bizim”leştirilemez, herkese ait  bir rahmettir. İkincisi, “dinimize göre” tabiri, örtük olarak başka  türlü “…göre”leri de varsayar. Oysa “tevhid” Allah’ı bir bilmekten  fazlasıdır, hükmü ve hakikati de “bir”leştirmektir. Diyoruz ki “bir”  olanın “şeriki/ortağı” yoktur; amenna. Öyleyse varlığın tüm kodları,  insan olmanın dokusu bütünüyle  Allah’a aittir,  başkalarına “göre”ler olamaz. Bu durumda, eğer hak ise, her türlü  “..göre” zaten “Allah’a göre”dir. Din hayatın içinde “bizim”  diyebileceğimiz özel bir “kompartman” değil, hayatı ihya eden, Said  Nursi’nin “hayatın hayatı” diye bildiği kuşatıcı bir gerçekliktir. Tıpkı  gökyüzü gibi nereye gidersen git hep oradadır. Yeryüzü gibi nereye  varırsan var hep oraya varırsın.</p>
<p>Cemaatimi,  gördüğün gibi saklamıyorum. İnsan yetiştiren tek kurum cemaatlerdir. En  beğenmediğin cemaat bile adam yetiştirir. Cemaatli olunmalıdır; başka  türlü yetişmek mümkün görünmüyor. Ancak cemaatçi olunmamalıdır. Bu  konuda hiçbirimizin mazereti yok; çünkü cemaatli olmak fiziki bir  eylemdir; cemaatçi olmak kalbi bir eylemdir. Sizi kimse cemaatçi olmaya  zorlayamaz. Kalbini zorlayamaz çünkü. Ben olabildiğince “sivil” kalmaya  çalışıyorum; cemaatimin emeğiyle kazandıklarımın ümmetin bütününün hakkı  olduğunu düşünüyorum. Söylediklerimin karşılığında taraftarlık gibi bir  ücret beklemiyorum. Risale-i Nur’u tavsiye ettiğimde –ki bana göre  vahiyle bizi en doğrudan buluşturan diri bir metindir-bile kalbime  bakıyorum. Tavsiyemin onu “bir şeyci” olmaya değil, birilerinin  taraftarı olmaya değil, mümin olmaya yönlendirdiğinden eminim.</p>
<p>Yazarken,  kendimi bulaşık yıkayıcısı gibi görüyorum. Bulaşık yıkamak daha yalnız  ve duru bir eylemdir. Yemek masasını herkesle paylaşırsın ama bulaşıkta  yalnızsındır. Bir sonraki yemek masasına hazırlıktır bulaşık yıkamak.  Yemeklerin en önemli detayıdır aslında. Görülmez, bilinmez, takdir  edilmez. Yemek herkesin gündemidir ama bulaşık öyle değil. Bu yüzden,  bilinen gündemi değil yüzyıllar sonra da gündem olacak gündemi  izliyorum. Bilinen gündeme dair yazsam da o bilinmeyen gündeme  yoruyorum.</p>
<p>Yıllar önce muhterem Ahmet Taşgetiren’den duyduğum bir ifade vardı: “mürekkebi kalbine bandırarak yazmak”  Ahmet ağabeyin bunu söylemekle kalmadığını yaşadığını da biliyorum. Kalbime değmeyen cümleler kurmamaya çalışıyorum.</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Yazmak için insanın bir derdinin olmasının  gerektiğini söylüyor büyüklerimiz. Senai Demirci’yi yazmaya iten dert neydi?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p>Varlığa  şiirimle katılmaktır derdim. Dikkat: “Varlığa şiir katmak” demedim.  Varlık zaten şiir. Bunu da tıp tahsilimde öğrendim. Söylenmemiş her  güzel ifadeyi insanlığın kayıp hazinesi olarak bildim. Onların elinden  tutmaya, ayağa kaldırmaya çalıştım.</p>
<p>Gariptir  tıbbı öğrenmek beni yazar olmaya teşvik etti. Belki de otuz yıl  olmuştur. Kadıköy’deyim. Tıp fakültesi öğrencisiyim. Biraz burs param  var elimde. Ya doktor dinleme aleti (stetoskop) alacağım-en iyi marka  Littman ya da daktilo-en iyi markalardan biri Brother-alacağım. Seksenli  yılların Kadıköy’ünde bir kırtasiye vitrininde gördüm o daktiloyu…  Stetoskoptan  vazgeçtim, Brother daktiloyu kaptım, evime döndüm. Sanıyorum o gün  yazarlığı tercih ettim. Ama yine de doktor oldum. Baktım ki, kelimelere  daha da düşkünüm, doktorluk tahsilini kesmeden yazmayı sürdürdüm. Hatta  bir iki defa stajdan çaktım; hasta vizitlerinde hocanın anlattığına  değil kullandığı kelime dağarcığına dikkat kesilirdim. Sonuçta “yazan  Senai Demirci”nin “Dr. Senai Demirci”den daha çok derde deva olacağına  inandım.</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>İlk yazınızın dergide yayınlanışında ve ilk kitabınızın kitapçı raflarında sergilendiğinde neler hissettiniz? </strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p>Çok  ciddi bir onaylanmışlık hissi. “Aferin!”sesini duyuyorsun her hecede.  Dergide yayınlanıyorsa, “olmuş” diyor birileri senin yazdığına çünkü.  Kitapları görmek ise bambaşka… Ben dünyadan gitsem de ardım sıra  konuşabileceğime inanıyorum. Kitabın kapağını, her halde, bir sarrafın  değerli elmaslara dokunuşundaki keşif zevkiyle tutarım. Kâğıt kokusu ise  bir sıla-yı rahim duygusu yaşatıyor.</p>
<p><strong>Size yazmanız  hususunda, teşvik eden birileri  var mıydı? Varsa kimlerdi?</strong></p>
<p>Olmaz  mı? Bence hiç kimsenin yazı hayatı teşviksiz başlamaz. Benimle yaşıt  oldukları halde Metin Karabaşoğlu yazı konusunda pirim kabul ederim.  Murat Çiftkaya ile kader birliği ettik. Daha sonra Dr. Ali Mermer girdi  devreye (şu anda Amerika’da). Yusuf Özkan Özburun da şairliğiyle bana  yeni bir kanal açtı.</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Kelimelerle yolculuğa başladığınızda ve noktayla sonlandırışınıza  denk nasıl bir ruh haline bürünürsünüz?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p>Her  defasında yazıya ürkerek başlarım. Ya olmazsa korkusu yaşarım. Sayfadan  ve kalemden red cevabı almaktan korkarım. Ama bir başlayınca her  zamanki yolu yürürmüş gibi hissederim. Kelimelerin içinde sürprizler  vardır; onların suskunluğundan bir biçim ortaya çıkar. bir heykeltıraşın  taşı yontmasında olduğu gibi bildik ama beklenmedik gelişmeler olur.  Yazı çoğu kez planladığım gibi akmaz. Yazarken uğradığım bir detayda  yeni bir yazı çıkar. Bazen konu çatallanır; bir türlü kalem oynatmaya  cesaret edemediğim bir alanda akmaya başlar. O damarı da izlerim;  gönlünü ederim. Gerekirse, o kısmı bir başka yazı olarak saklarım.  Yazarken kelimeler şiirsel bağlarını kendileri kurarlar; ben sadece  izlerim, akışına bırakırım. Bitirince ise o muhteşem doyum hali.. Bir  hakikati daha kelimelere dökmüş olma mutluluğu. Elinde bir çoklarının  arayıp bulamadığı, hatta aramasını bile bilmediği bir sır&#8230; Değerli bir  hazine gibi. Bir an önce muhtaçlara gönderme telaşı.</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Sürekli  seyir halindesiniz. Kimi zaman imza günlerinde, kimi zamanda seminer  nedeniyle sıklıkla yolculuk ediyorsunuz. Pekiyi Senai Demirci’nin içine  doğru yolculuğu nasıl gidiyor?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p>Doğrudur;  sürekli seyirdeyim. Ki şu anda bu cevapları da seyir halindeki bir  arabada veriyorum. Yazma hızım şu anda 140 km/saat! Seyahat ve yazmak en  çok sevdiğim iki şey. İçime yolculuğumu Kur’ân okuma saatlerinde,  uçuşlarda yapmaya çalışırım. Sık sık bugünümün son gün olduğunu  düşünerek yaşamaya çabalarım-ki bu da doğrudur bugün son bugünümdür.  İçimde hüzünler, acılar, pişmanlıklar, günahlar var; herkes gibi.  Ümitsizliğe düştüğüm an’lar da oluyor, sanki cennetin ortasındaymışım  gibi ölsem ne gam dediğim zamanlar da oluyor. Gece namazına  kalkabildiğim zamanlarda derin bir yalınlık ve yalnızlık yaşıyorum ki,  kendi içimin kıpırtılarını hiç bitmez bir hazine gibi buluyorum. Kendimi  gerçekleştirmemiş olarak dünyadan ayrılmaktan endişe duyuyorum ki öyle  olacak…</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Yürütmüş  olduğunuz bir çok proje var. Şimdilerde de vahyin sesine  okuyucularınızla beraber kulak veriyorsunuz. Bu projeden  okuyucularımıza  bahseder misiniz?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p>Kur’ân’la  baş başa geçirdiğim vakitlerde elime avucuma gelenleri tefsir veya meal  iddiası olmaksızın paylaşmak istedim. Vahyin Bin Bir Sesi böylece ilk  ürününü verdi. Kur’ân dilinin bir “ana şefkatiyle” konuşması beni çok  etkiledi. Rabb-i Rahimimiz bizi hiçbir şekilde gözden çıkarmıyor; bunu  çok iyi anladım. İnsanların mealin vahyin anlamına kaçınılmaz uzaklığı  ile tefsirlerin göz korkutan detayları arasında bocalaması rahatsız etti  beni. Vahyi bir nehir gibi düşünüyorum; o nehir hep akıyor, her yere  uğruyor; her mevsimde farklı sesler çıkarıyor. Kıyısında duran herkese  ayrı sırlar veriyor. Nehrin akıntıları derinliğine göre değişiyor; aşağı  yukarı sağa sola gidip geliyor. Sadece yüzeydeki akıntıdan ibaret  değil. Ve bu nehir yaşıyor ve içinde yaşayanlar var, uğradığı yerde de  hayatı başlatıyor. Mealin kuruluğu ile tefsirin teknik tafsilatı  arasında bir yerde mealin de hakkını veren ama tefsir iddiası da  taşımayan bir tabir buldum: ayetin “anlam yatağı” Vahyin Binbir Sesi,  vahyi incitmeden ve kuşatmaya kalkmadan, vahiyden vahye doğru bir  salınışı temsil ediyor. Kısmetse, bir ömür bu seriyi sürdüreceğim  inşaallah. Benim için bir yazının kalite kriteri, ben yazarken  heyecanlanıp heyecanlanmadığımdır. Beni heyecanlandırmayan, bana sürpriz  yapmayan bir yazının okuyucuyu da heyecanlandırmayacağı kanaatindeyim.  Her kitapta heyecanlandım ama Vahyin Binbir Sesi’nde bir başka  heyecanlandım.</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Genç yazar adaylarına yazarlık hususunda tavsiyeleriniz nelerdir?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p>Klasik  olacak ama çok yazsınlar ve daha da çok okusunlar. Yazı ancak yazarak  yazılır. Okumak da, bizden önceki deneyimleri toptan yaşamaya denk  gelir. Daha önceki yazarların yazdıkları bizim için eşsiz bir hazinedir.  Kısa cümleler kursunlar. Duru bir dili tercih etsinler. Ara sıra lügat  de okusunlar. Okuyucuları ile aralarındaki ilişki merhamet eksenli  olsun. Meydan okumasınlar okuyucuya, kalbinin elinden tutsunlar, ayağa  kaldırsınlar. Bir de şu: yazı, yazı yazmak için yazılmaz. Edebiyat,  edebiyat için değildir. Edebiyat hak içindir. Yazı gerçeğin hatırına  vardır. Hakikatsiz edebiyat denizsiz köpük gibidir. Köpük denizle  güzeldir ancak. Deniz de köpükle güzeldir. Ne denizi köpüksüz bırakın,  ne köpüğü denizsiz tutmaya çalışın. Hakikatsiz bir yazı kulluk  sorumluluğuna aykırıdır. O yazıya harcadığın vaktin ve o yazıyla  harcattığın vakitlerin hesabını veremezsin. Hepsinden önemlisi; hep yeni  şeyler söylesinler. Şablonla düşünmesinler. Vahye muhatap olan “hep  yeni şeyler söyler cancağızım.”</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Hangi tür kitapları okumayı tercih ediyorsunuz? Kitap seçiminde dikkat ettiğiniz hususlar nelerdir?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p>Siyasal  kitaplarla başım hoş değil. O alanda zaten çokça yazan var. Şiir  kitaplarını kaçırmam. İçine doğru yazan, iç’ten yazan yazarları okumayı  tercih ediyorum.</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Sizi en çok etkileyen yazar kimdir? Hangi eseridir?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p><em>Allah</em> ve en son(unda) çıkan kitabı <em>Kur’ân</em></p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Unutamadığınız bir seminer ya da imza günü anınız var mı? Bizimle paylaşır mısınız?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p>Hepsi  birbirinden güzel ve semereli hamdolsun. En son geçen hafta özel bir  dinleyici grubuna,Yusuf Kıssası’nı anlatıyordum. Elimde Kur’ân vardı.  Yusuf  Sûresi’nin bir sayfasındayız. Anlatacağım  şeyleri az buçuk biliyorum, ne kadar anlatacağımı da planlamıştım. Ama o  sayfadaki iki ayetin daha önce hiç duymadığım özel fısıltılarını  duydum. Bıraktım kendimi. Konuşmaya başladım. Sayfaya bakarak  konuşuyorum ama tamamen plansız konuşuyorum. Konuşulanlar benim de  önceden duymadığım, hiç dillendirmediğim şeyler. Bir taraftan  konuşuyorum diğer taraftan yeni yorumumun önceki ve sonraki ayetlerle  onaylanıp onaylanmadığını kontrol ediyorum. Öyle tatlı bir akışa  kaptırmışım ki kendimi sayfanın sonuna kadar o yorum her bir ayetle  yeniden onaylandı, yeniden seslendirildi. Birkaç defa sesim titredi.  Ağlayacağım diye korktum. Konuşma bittiğinde hepimiz gözyaşları  içindeydik. Haza min fazl-ı Rabbî</p>
<p><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong><strong> </strong> </strong><strong>Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Son olarak okuyucularımıza paylaşmak istediğiniz bir şeyler var mı?</strong></span><span style="font-family: 'Times New Roman';"><strong></strong></span></p>
<p>Bu  söyleşiyi okumaya vakit ayıranlara ben teşekkür ediyorum. Günahımıza  rağmen bizden ümit kesmeyen Allah’tan rahmetine rağmen ümit kesersek  ayıp etmiş oluruz. Zümer 53’deki zarif vurgu çok önemli: Ey kendilerini  israf eden kullarım benim; Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz…” Burada  demek isteniyor ki, “Ben günahınıza ümit kesmiyor ve size hâlâ  ‘kullarım benim’ diyorum. Siz rahmetime rağmen Benden ümit keserseniz,  yazık edersiniz kendinize…”</p>
<p><span style="font-family: Arial;"><strong>Mehmet Beydemir</strong></span></p>
<p><strong>Kaynak: </strong><a href="http://www.haberkultur.net/">HaberKültür.Net</a></p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/senai-demirci-varliga-siirimle-katilmaktir-derdim/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cennette Aziz Allah&#8217;ı Görmek: Tarifsiz Heyecan!</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/cennette-aziz-allahi-gormek-tarifsiz-heyecan-2/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/cennette-aziz-allahi-gormek-tarifsiz-heyecan-2/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 13:06:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manevi Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Muhammed Bozdağ]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[Maceralı Geleceğiniz]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuzluk yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Yakamoz Yayınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=678</guid>
		<description><![CDATA[Cennette Aziz Allah’ı Görmek -Kalbinizi paslardan yeterince arındırmışsanız, bu yazıyı soluk soluğa okuyacaksınız.- -&#8221;Sonsuzluk Yolculuğu: Maceralı Geleceğiniz&#8221;, (2. versiyon) Dr. Muhammed Bozdağ Kitabından alıntıdır: (Yakamoz Yayınları, 2010, s.278-281)- En büyük ihtişam, ihtişamların kaynağına kavuşmak; saltanatların sultanıyla buluşmaktır. Devlet başkanıyla buluşmayı düşündünüz mü? Ayrı düştüğünüz ailenize kavuşurken bile içiniz titremez mi? Öyleyse acaba evren saltanatının sultanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cennette Aziz Allah’ı Görmek</strong></p>
<p>-Kalbinizi paslardan yeterince arındırmışsanız, bu yazıyı soluk soluğa okuyacaksınız.-<a href="http://www.dusunvebasar.com/wp-content/uploads/2010/12/bozdag-sonsuzluk-yolculugu.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-679" style="margin: 5px; border: 2px solid black;" title="bozdag-sonsuzluk-yolculugu" src="http://www.dusunvebasar.com/wp-content/uploads/2010/12/bozdag-sonsuzluk-yolculugu-204x300.jpg" alt="" width="204" height="300" /></a></p>
<p>-&#8221;Sonsuzluk Yolculuğu: Maceralı Geleceğiniz&#8221;, (2. versiyon) Dr. Muhammed Bozdağ Kitabından alıntıdır: (Yakamoz Yayınları, 2010, s.278-281)-</p>
<p>En büyük ihtişam, ihtişamların kaynağına kavuşmak; saltanatların sultanıyla buluşmaktır. Devlet başkanıyla buluşmayı düşündünüz mü? Ayrı düştüğünüz ailenize kavuşurken bile içiniz titremez mi? Öyleyse acaba evren saltanatının sultanı Aziz Allah’a ulaştığınız gün ne hissedersiniz?</p>
<p>¨<strong> Allah size ne lütfetti? </strong>Bir Aziz Azamet düşünün ki sizi bir damlacıktan derleyip düzenledi. Size yüzünüzle, gözünüzle elinizle teninizle can tatlısı bir beden sundu. Sizi en güzel surette yarattı ve size Zat’ından bir ruh sırrını emanet etti. <strong>Siz bir hiçtiniz. Evrenin tüm maddi manevi değerlerinden özetlediği insan kimliğini lütfetmek için sizi seçti.</strong></p>
<p>Sizin gibi bir meyve versin diye koskoca evrenin bunca macerasını yarattı. <strong>Sırf sizin içten dualarınızı kabul ettiği için en güzel eseri olan cennetini düzenleyip size hazırladı. </strong>Sizi bir hayat boyunca nasıl da koruyup gözettiğine bir bakın:</p>
<p>¨<strong> Allah sizi nasıl koruyor?</strong> Annenizden bir ucube suretinde değil, bir dünya güzeli kimliğinde doğdunuz. İlk şaşkınlığınızı annenizin mis kokulu kucağına gönderdiği sonsuz şefkatle giderdi. Sizi en güzel iki çeşmeden çıkardığı bembeyaz sütle besledi.</p>
<p>Bütün duyularınızı açtı da beyniniz üzerinden olup bitenleri kaydettiniz. Evreni ve çevrenizdeki insanları tanıdınız. Okudunuz, büyüdünüz, yetiştiniz. Genç kız/delikanlı, anne/baba ve en sonunda birer bilge dede/nine oldunuz.</p>
<p>¨<strong> Rabbinizi arıyor musunuz? </strong>Yaşınız ilerledikçe keşfiniz gelişti. Yerlerin ve göklerin düzenini düşündünüz. Şu yeri ve göğü bir avuç içinden alıp o enginliğe taşıyan kimdir? Şu minicik dünya mücevherini, bunca güzel bitkilerle, hayvanlarla ve rengârenk güzelliklerle boyayıp duran kimdir? Cansız ateşten ürettiği kara toprakta, bir emirle binbir canlı kalbi şekillendiren kimdir? Eserlerini hızlı, ustalıklı, düzenli ve sakin yaratırken kendisini perde ardına neden gizliyor? Kimdir o Yüceler Yücesi?</p>
<p>Yeryüzünde -inşallah- imanlı, ahlaklı, dürüst, iyiliksever yaşadınız. Yaşlanıp beden gömleğini çıkarmaya hazırlandınız. İman ve ahlakınız size ahireti sevdirdi, ölüm endişenizi giderdi. Siz de herkes gibi dünyadan göçtünüz. Dirilişten, hesaptan, mizandan geçip müjdelendiğiniz cennete uçtunuz.</p>
<p>¨<strong> Cennet hayatı nasıl geçiyor? </strong>Cennetin hayal edemediğiniz ihtişamı çağlayanlar gibi kalbinize çarptı. Parkınızın, bahçenizin, eşinizin, eğlencenizin, ihtişamlı uçuşunuzun arasındaki kalbiniz meraktan çatlıyor. Bu güzel lezzet nehirlerinin asıl kaynağını görmek istiyorsunuz. Rabb’iniz gizlice, kalbinizi kavuşacağınız güne hazırlıyor. Çünkü:</p>
<p>i) Sonsuz güvende hissediyorsunuz. “Size artık ölüm yok, yaşlanma yok, kınanma, eleştirilme, kederlenme yok.” “Tam rahata kavuştunuz.” “Hiçbir derdiniz ve tehlikeniz kalmadı.</p>
<p>ii) İçten şükrün sevincindesiniz. Kalbin huzuru malda makamda, şanda şöhrette değil, şükürde saklıdır. Mutlu kalp içten şükreden kalptir. Şükürdesiniz, çünkü, 1) cehennemin korkunç kahrından kurtulmuşsunuz, 2) tattıklarınızın parıltılı sevinci yüzünüzün nurunu yükseltiyor.</p>
<p>iii) İlahî rızayı bilmenin güvenindesiniz. Evren saltanatının Sultanı’nın, kulluğunuzdan razı olmasının değerini düşünün.<strong>Sonsuzluğun Sahibinin sevgisini kazanmak ne büyük zaferdir.</strong>Cennetin hiçbir zevki Allah’a dostluğun tadıyla kıyaslanamaz. “Mümin nefis Allah’tan hoşnut olmuş ve Allah’ı hoşnut etmiş olarak cennete girmiştir. Allah müminlerden, müminler de Allah’tan razıdır.”</p>
<p>¨<strong> Aziz Allah’ı bizzat görebilecek misiniz?</strong> Buyrulur ki “Gözler Allah’ı idrak edemez. Fakat Allah bütün gözleri idrak eder.” Ayetten anlıyoruz ki yaratılmış maddi bir göz, Aziz Allah’ı tecellisiz Zat’ıyla göremez. Ancak Allah her müminin gözüne nuruna uygun perdeden tecelli eder.</p>
<p>Allah şöyle buyurur: “Bazı yüzler o gün Rabb’lerine bakarken mutluluktan parlayacaktır.”<span style="font-size: xx-small;"><span> </span></span>Hadislere göre cennette Allah -bir tecelliyle- cuma günleri herkese gökteki dolunay kolaylığında görülür. Adn cennetlerindekiler dilediklerinde, yüksek dereceli müminler de sıklıkla görürler.</p>
<p>¨<strong> Allah’ı görmek nasıl bir hâldir? </strong>Cennetin tüm lezzetleri bir damla gibiyse, Allah’ın cemalini görmek bir okyanus gibidir.</p>
<p>Siz dünyadayken gayba kapalı kalp gözünüzün imanı ölçüsünde Allah’ı hissederdiniz. Ezeli azametini yerde, gökte ve her mevsimde sezerdiniz. Yağmurun damlalarında, göğün gürlemesinde kalbiniz Rabb’inize hayranlığını haykırırdı.</p>
<p>Cennet gözünüzdeki maddi sebepler perdesini kaldırdı. Allah’la aranızda sadece nurdan perdelerin kaldığını görüyorsunuz. Emrettiğinde yer ve gök Allah’ın sözünü söylüyor. Dilediğinizde anında yaratıyor. Derin heyecan hissinde, aradaki o nurani perdeleri de aşmak istiyorsunuz.</p>
<p>İşte o günlerden birindesiniz. Muhabbetlerinizle meşgulsünüz. Yapraklar ufkunuzda titriyor. Cennet ikliminin tanımsız müziğine karışmış, mis kokulu dalgalarda akıp gidiyorsunuz.</p>
<p>Bir sonsuz nur ansızın tüm zerreleri içten dışa, dıştan içe kuşatır. Başka her şey söner, durur, donar. Ruhunuza bir aşk, bir ihtişam açılır. Diliniz tutulur, benliğiniz sadece titrer. Yerinizi, yönünüzü, mesafenizi yitirirsiniz. İşte siz şimdi canların Canı’nın, nurların Nur’unun en yüce tecellilerinden birine bakıyorsunuz. Şefkatli Sahibinizi, nurunuzun taşıyabileceği yükseklikte bir perdeden görüyorsunuz. Tarifsiz! Açıklanamaz! Söylenemez! Konuşulamaz!</p>
<p>Diliniz kilitli. Gözleriniz başka her şeye kör, kulaklarınız başka her şeye sağır. O ışıktan öte hiçbir ışık yok. O güzellikten ötesi olamaz. O sonsuzlukta yok olma iştiyakından başka hiçbir şey yok! O hâlde birazcık daha, birazcık daha kalabilmek için yalvarırsınız. O hâlde mum gibi eriyip kaybolmak istersiniz. Lakin tecelli biter ve cennetinize geri dönersiniz.</p>
<p>Öyle bir dönüş ki önceki bütün lezzetlerinizi âdeta sıfırlar. Öyle ki yedi kat içiniz dışınız güzelliklerle örülür. Gittiğiniz her yerdeki taşlar, saraylar, hizmetçiler ve eşinize kadar herkes hâlinize şaşırır. <strong>İmana, ahlaka sımsıkı sarılıp Allah’a tertemiz kavuşana müjdeler olsun.</strong></p>
<p>-&#8221;Sonsuzluk Yolculuğu: Maceralı Geleceğiniz&#8221;, (2. versiyon) Dr. Muhammed Bozdağ Kitabından alıntıdır: (Yakamoz Yayınları, 2010, s.278-281)-</p>
<p><strong>Kaynak: yetenek.com</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/cennette-aziz-allahi-gormek-tarifsiz-heyecan-2/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erol Tekstil Lorems Harika ürünler Süper Kampanyalar</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/erol-tekstil-lorems-harika-urunler-super-kampanyalar/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/erol-tekstil-lorems-harika-urunler-super-kampanyalar/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Oct 2010 15:12:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[çekiliş]]></category>
		<category><![CDATA[erol marketing]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[lorems]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[üyelik kampanyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=676</guid>
		<description><![CDATA[Erol Tekstil (Lorems) de Birbirinden Mükemmel Kampanyalar ve Ürünler 1- Süper Üyelik Kampanyası &#8211; Ekim Ayı Boyunca Üyelik Sadece 15 Tl 2- Araba Çekilişi Kampanyası Tıkla Alışveriş Yap Çekilişe Katıl 3- Birbirinden Güzel Onlarca Hediye Ürün 4- Ekim Ayı Boyunca Üye Olan Herkese Tanıtım Ürünleri Yarı Fiyatına 5- Lorems Kozmetik Ürünleri Sezon Boyunca Tanıtım Fiyatına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Erol Tekstil (Lorems) de </strong><strong>Birbirinden Mükemmel Kampanyalar ve Ürünler</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><object style="width: 570px; height: 130px;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="570" height="130" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://uye.erolmarketing.org/flash/top.swf" /><embed style="width: 570px; height: 130px;" type="application/x-shockwave-flash" width="570" height="130" src="http://uye.erolmarketing.org/flash/top.swf"></embed></object></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>1- Süper Üyelik Kampanyası &#8211; Ekim Ayı Boyunca Üyelik Sadece 15 Tl</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.loremskatalog.com/" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-297" title="tanıtım ürün kampanyası" src="http://www.erolmarketingsistem.com/wp-content/uploads/2010/10/tanıtım-ürün-kampanyası.jpg" alt="tanıtım ürün kampanyası" width="555" height="241" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>2- Araba Çekilişi Kampanyası Tıkla Alışveriş Yap Çekilişe Katıl</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.loremskatalog.com/" target="_blank"><img class="size-full wp-image-294 aligncenter" title="araba kampanyası" src="http://www.erolmarketingsistem.com/wp-content/uploads/2010/10/araba-kampanyası.jpg" alt="araba kampanyası" width="555" height="241" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>3- Birbirinden Güzel Onlarca Hediye Ürün</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.loremskatalog.com/" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-296" title="çekiliş kampanyası" src="http://www.erolmarketingsistem.com/wp-content/uploads/2010/10/çekiliş-kampanyası.jpg" alt="çekiliş kampanyası" width="555" height="241" /></a></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>4- Ekim Ayı Boyunca Üye Olan Herkese Tanıtım Ürünleri Yarı Fiyatına</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.loremskatalog.com/" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-298" title="tanıtım ürün kampanyası" src="http://www.erolmarketingsistem.com/wp-content/uploads/2010/10/tanıtım-ürün-kampanyası1.jpg" alt="tanıtım ürün kampanyası" width="555" height="241" /></a></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>5- Lorems Kozmetik Ürünleri Sezon Boyunca Tanıtım Fiyatına</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.loremskatalog.com/" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-299" title="kozmetik ürün kampanyası" src="http://www.erolmarketingsistem.com/wp-content/uploads/2010/10/kozmetik-ürün-kampanyası.jpg" alt="kozmetik ürün kampanyası" width="555" height="241" /></a></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>6- Lorems Yeni Sezon Ürünlerini Görmek İçin Aşağıdaki Resim üzerine Tıkla</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong> <a href="http://www.loremskatalog.com/" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-300" title="lorems renkli alışveriş" src="http://www.erolmarketingsistem.com/wp-content/uploads/2010/10/lorems-renkli-alışveriş.jpg" alt="lorems renkli alışveriş" width="555" height="241" /></a></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>7- Süper Takı Grubu İle Hayatınıza Renk Katın</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.loremskatalog.com/" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-301" title="lorems takı grubu" src="http://www.erolmarketingsistem.com/wp-content/uploads/2010/10/lorems-takı-grubu.jpg" alt="lorems takı grubu" width="555" height="241" /></a></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Detaylı Bilgi için: </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gsm: 0544 252 95 37</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>akadir@loreems.com</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.loreems.com" target="_blank">www.loreems.com</a></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>adresinden bizimle iletişim kurabilirsiniz.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/erol-tekstil-lorems-harika-urunler-super-kampanyalar/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cennette Aziz Allah&#8217;ı Görmek: Tarifsiz Heyecan!</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/cennette-aziz-allahi-gormek-tarifsiz-heyecan/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/cennette-aziz-allahi-gormek-tarifsiz-heyecan/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Oct 2010 09:12:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manevi Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Allahı görmek]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[cenneti görmek]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Bozdağ]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuzluk yolculuğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=670</guid>
		<description><![CDATA[Cennette Aziz Allah’ı Görmek -Kalbinizi paslardan yeterince arındırmışsanız, bu yazıyı soluk soluğa okuyacaksınız.- -&#8221;Sonsuzluk Yolculuğu: Maceralı Geleceğiniz&#8221;, (2. versiyon) Dr. Muhammed Bozdağ Kitabından alıntıdır: (Yakamoz Yayınları, 2010, s.278-281)- En büyük ihtişam, ihtişamların kaynağına kavuşmak; saltanatların sultanıyla buluşmaktır. Devlet başkanıyla buluşmayı düşündünüz mü? Ayrı düştüğünüz ailenize kavuşurken bile içiniz titremez mi? Öyleyse acaba evren saltanatının sultanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cennette Aziz Allah’ı Görmek</strong></p>
<p>-Kalbinizi paslardan yeterince arındırmış<a href="http://www.dusunvebasar.com"><img class="alignright size-full wp-image-671" title="sonsuzluk yolculuğu" src="http://www.dusunvebasar.com/wp-content/uploads/2010/10/sonsuzluk-yolculuğu.jpg" alt="" width="240" height="352" /></a>sanız, bu yazıyı soluk soluğa okuyacaksınız.-</p>
<p>-&#8221;Sonsuzluk Yolculuğu: Maceralı Geleceğiniz&#8221;, (2. versiyon) Dr. Muhammed Bozdağ Kitabından alıntıdır: (Yakamoz Yayınları, 2010, s.278-281)-</p>
<p>En büyük ihtişam, ihtişamların kaynağına kavuşmak; saltanatların sultanıyla buluşmaktır. Devlet başkanıyla buluşmayı düşündünüz mü? Ayrı düştüğünüz ailenize kavuşurken bile içiniz titremez mi? Öyleyse acaba evren saltanatının sultanı Aziz Allah’a ulaştığınız gün ne hissedersiniz?</p>
<p>¨<strong> Allah size ne lütfetti? </strong>Bir Aziz Azamet düşünün ki sizi bir damlacıktan derleyip düzenledi. Size yüzünüzle, gözünüzle elinizle teninizle can tatlısı bir beden sundu. Sizi en güzel surette yarattı ve size Zat’ından bir ruh sırrını emanet etti. <strong>Siz bir hiçtiniz. Evrenin tüm maddi manevi değerlerinden özetlediği insan kimliğini lütfetmek için sizi seçti.</strong></p>
<p>Sizin gibi bir meyve versin diye koskoca evrenin bunca macerasını yarattı. <strong>Sırf sizin içten dualarınızı kabul ettiği için en güzel eseri olan cennetini düzenleyip size hazırladı. </strong>Sizi bir hayat boyunca nasıl da koruyup gözettiğine bir bakın:</p>
<p>¨<strong> Allah sizi nasıl koruyor?</strong> Annenizden bir ucube suretinde değil, bir dünya güzeli kimliğinde doğdunuz. İlk şaşkınlığınızı annenizin mis kokulu kucağına gönderdiği sonsuz şefkatle giderdi. Sizi en güzel iki çeşmeden çıkardığı bembeyaz sütle besledi.</p>
<p>Bütün duyularınızı açtı da beyniniz üzerinden olup bitenleri kaydettiniz. Evreni ve çevrenizdeki insanları tanıdınız. Okudunuz, büyüdünüz, yetiştiniz. Genç kız/delikanlı, anne/baba ve en sonunda birer bilge dede/nine oldunuz.</p>
<p>¨<strong> Rabbinizi arıyor musunuz? </strong>Yaşınız ilerledikçe keşfiniz gelişti. Yerlerin ve göklerin düzenini düşündünüz. Şu yeri ve göğü bir avuç içinden alıp o enginliğe taşıyan kimdir? Şu minicik dünya mücevherini, bunca güzel bitkilerle, hayvanlarla ve rengârenk güzelliklerle boyayıp duran kimdir? Cansız ateşten ürettiği kara toprakta, bir emirle binbir canlı kalbi şekillendiren kimdir? Eserlerini hızlı, ustalıklı, düzenli ve sakin yaratırken kendisini perde ardına neden gizliyor? Kimdir o Yüceler Yücesi?</p>
<p>Yeryüzünde -inşallah- imanlı, ahlaklı, dürüst, iyiliksever yaşadınız. Yaşlanıp beden gömleğini çıkarmaya hazırlandınız. İman ve ahlakınız size ahireti sevdirdi, ölüm endişenizi giderdi. Siz de herkes gibi dünyadan göçtünüz. Dirilişten, hesaptan, mizandan geçip müjdelendiğiniz cennete uçtunuz.<a href="http://www.dusunvebasar.com"><img class="alignleft size-full wp-image-672" style="margin: 3px; border: 3px solid black;" title="1-hayata_hazirlik" src="http://www.dusunvebasar.com/wp-content/uploads/2010/10/1-hayata_hazirlik.jpg" alt="" width="240" height="204" /></a></p>
<p>¨<strong> Cennet hayatı nasıl geçiyor? </strong>Cennetin hayal edemediğiniz ihtişamı çağlayanlar gibi kalbinize çarptı. Parkınızın, bahçenizin, eşinizin, eğlencenizin, ihtişamlı uçuşunuzun arasındaki kalbiniz meraktan çatlıyor. Bu güzel lezzet nehirlerinin asıl kaynağını görmek istiyorsunuz. Rabb’iniz gizlice, kalbinizi kavuşacağınız güne hazırlıyor. Çünkü:</p>
<p>i) Sonsuz güvende hissediyorsunuz. “Size artık ölüm yok, yaşlanma yok, kınanma, eleştirilme, kederlenme yok.” “Tam rahata kavuştunuz.” “Hiçbir derdiniz ve tehlikeniz kalmadı.<sup><sup>[1]</sup></sup></p>
<p>ii) İçten şükrün sevincindesiniz. Kalbin huzuru malda makamda, şanda şöhrette değil, şükürde saklıdır. Mutlu kalp içten şükreden kalptir. Şükürdesiniz, çünkü, 1) cehennemin korkunç kahrından kurtulmuşsunuz, 2) tattıklarınızın parıltılı sevinci yüzünüzün nurunu yükseltiyor.<sup><sup>[2]</sup></sup></p>
<p>iii) İlahî rızayı bilmenin güvenindesiniz. Evren saltanatının Sultanı’nın, kulluğunuzdan razı olmasının değerini düşünün.<strong>Sonsuzluğun Sahibinin sevgisini kazanmak ne büyük zaferdir.</strong>Cennetin hiçbir zevki Allah’a dostluğun tadıyla kıyaslanamaz. “Mümin nefis Allah’tan hoşnut olmuş ve Allah’ı hoşnut etmiş olarak cennete girmiştir. Allah müminlerden, müminler de Allah’tan razıdır.”<sup><sup>[3]</sup></sup></p>
<p>¨<strong> Aziz Allah’ı bizzat görebilecek misiniz?</strong> Buyrulur ki “Gözler Allah’ı idrak edemez. Fakat Allah bütün gözleri idrak eder.”<strong><sup><strong><sup>[4]</sup></strong></sup></strong> Ayetten anlıyoruz ki yaratılmış maddi bir göz, Aziz Allah’ı tecellisiz Zat’ıyla göremez. Ancak Allah her müminin gözüne nuruna uygun perdeden tecelli eder.</p>
<p>Allah şöyle buyurur: “Bazı yüzler o gün Rabb’lerine bakarken mutluluktan parlayacaktır.”<sup><sup>[5]</sup></sup> Hadislere göre cennette Allah -bir tecelliyle- cuma günleri herkese gökteki dolunay kolaylığında görülür. Adn cennetlerindekiler dilediklerinde, yüksek dereceli müminler de sıklıkla görürler.<sup><sup>[6]</sup></sup></p>
<p>¨<strong> Allah’ı görmek nasıl bir hâldir? </strong>Cennetin tüm lezzetleri bir damla gibiyse, Allah’ın cemalini görmek bir okyanus gibidir.</p>
<p>Siz dünyadayken gayba kapalı kalp gözünüzün imanı ölçüsünde Allah’ı hissederdiniz. Ezeli azametini yerde, gökte ve her mevsimde sezerdiniz. Yağmurun damlalarında, göğün gürlemesinde kalbiniz Rabb’inize hayranlığını haykırırdı.</p>
<p><a href="http://www.dusunvebasar.com"><img class="alignleft size-full wp-image-674" style="margin: 3px; border: 3px solid black;" title="6-cennethayati" src="http://www.dusunvebasar.com/wp-content/uploads/2010/10/6-cennethayati.jpg" alt="" width="240" height="180" /></a></p>
<p>Cennet gözünüzdeki maddi sebepler perdesini kaldırdı. Allah’la aranızda sadece nurdan perdelerin kaldığını görüyorsunuz. Emrettiğinde yer ve gök Allah’ın sözünü söylüyor. Dilediğinizde anında yaratıyor. Derin heyecan hissinde, aradaki o nurani perdeleri de aşmak istiyorsunuz.</p>
<p>İşte o günlerden birindesiniz. Muhabbetlerinizle meşgulsünüz. Yapraklar ufkunuzda titriyor. Cennet ikliminin tanımsız müziğine karışmış, mis kokulu dalgalarda akıp gidiyorsunuz.</p>
<p>Bir sonsuz nur ansızın tüm zerreleri içten dışa, dıştan içe kuşatır. Başka her şey söner, durur, donar. Ruhunuza bir aşk, bir ihtişam açılır. Diliniz tutulur, benliğiniz sadece titrer. Yerinizi, yönünüzü, mesafenizi yitirirsiniz. İşte siz şimdi canların Canı’nın, nurların Nur’unun en yüce tecellilerinden birine bakıyorsunuz. Şefkatli Sahibinizi, nurunuzun taşıyabileceği yükseklikte bir perdeden görüyorsunuz. Tarifsiz! Açıklanamaz! Söylenemez! Konuşulamaz!</p>
<p>Diliniz kilitli. Gözleriniz başka her şeye kör, kulaklarınız başka her şeye sağır. O ışıktan öte hiçbir ışık yok. O güzellikten ötesi olamaz. O sonsuzlukta yok olma iştiyakından başka hiçbir şey yok! O hâlde birazcık daha, birazcık daha kalabilmek için yalvarırsınız. O hâlde mum gibi eriyip kaybolmak istersiniz. Lakin tecelli biter ve cennetinize geri dönersiniz.</p>
<p>Öyle bir dönüş ki önceki bütün lezzetlerinizi âdeta sıfırlar. Öyle ki yedi kat içiniz dışınız güzelliklerle örülür. Gittiğiniz her yerdeki taşlar, saraylar, hizmetçiler ve eşinize kadar herkes hâlinize şaşırır. <strong>İmana, ahlaka sımsıkı sarılıp Allah’a tertemiz kavuşana müjdeler olsun.</strong></p>
<p>-&#8221;Sonsuzluk Yolculuğu: Maceralı Geleceğiniz&#8221;, (2. versiyon) Dr. Muhammed Bozdağ Kitabından alıntıdır: (Yakamoz Yayınları, 2010, s.278-281)-</p>
<div id="ftn1">
<p><sup><sup>[1]</sup></sup> Ramuz el-Ehadis-1, s. 138/13, 170/1; (Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 409/10099.</p>
</div>
<div id="ftn2">
<p><sup><sup>[2]</sup></sup> Kur’an: 7/43, 35/34, 83/24.</p>
</div>
<div id="ftn3">
<p><sup><sup>[3]</sup></sup> Kur’an: 89/27-30, 98/8, 9/72.</p>
<p><a name="_ftn4"></a> Kur’an: 6/103.</p>
</div>
<div id="ftn5">
<p><sup><sup><a name="_ftn5"></a>5<a name="_ftn5"></a></sup></sup> Kur’an: 75/22-23.</p>
</div>
<div id="ftn6">
<p><sup><sup>[6]</sup></sup> Müslim, Mesacid 211, İman 296; Ebu Davud, Sünnet 20; Buharî, Tefsir 55; Müslim, Cennet 3, 2530.</p>
<p><strong>Kaynak: yetenek.com</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/cennette-aziz-allahi-gormek-tarifsiz-heyecan/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurtuluşa Ermede Tembellik Gösterenlere 5 İkaz</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/kurtulusa-ermede-tembellik-gosterenlere-5-ikaz/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/kurtulusa-ermede-tembellik-gosterenlere-5-ikaz/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 12:17:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manevi Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluşa ermek]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[tembellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=662</guid>
		<description><![CDATA[Kurtuluşa Ermede Tembellik Gösterenlere 5 İkaz Ömrün ebedi değil. Yaşadığın zaman içerisindeki görevlerini yerine getir. Yarına kavuşacağına garantin yok. Faidesiz geçen ömrünü iyi değerlendir. Vücudunun ihtiyacını yemek yeme, su içme ve dinlenme gibi faaliyetlerle karşılıyorsun. Ya ruhun, ölüm korkusundan, ayrılık acısına bir çok nedenle ruhun sıkılıyor. Bunalıyorsun ruhunu teneffüs ettirecek hayat boyu vicdanına azap çektirmeyecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kurtuluşa Ermede Tembellik Gösterenlere 5 İkaz</p>
<ul>
<li>Ömrün ebedi değil. Yaşadığın zaman içerisindeki görevlerini yerine getir. Yarına kavuşacağına garantin yok. Faidesiz geçen ömrünü iyi değerlendir.</li>
</ul>
<ul>
<li>Vücudunun ihtiyacını yemek yeme, su içme ve dinlenme gibi faaliyetlerle karşılıyorsun. Ya ruhun, ölüm korkusundan, ayrılık acısına bir çok nedenle ruhun sıkılıyor. Bunalıyorsun ruhunu teneffüs ettirecek hayat boyu vicdanına azap çektirmeyecek tek çare görevini yerine getirmektir. Ruhunun ebediyet isteğini dünyadan talep etme kendinde yok ki sana versin. Ebediyet Ebedi olandan istenir. Ondan ebediyet istemenin en güzel yolu günde beş defa ona yalvarmaktır.</li>
</ul>
<ul>
<li>Düşün dün vazifeni yapmasaydın yine geçecekti. Bugün vazifeni yapsanda geçecek yapmasanda. Yaparsan kurtulursun hem bu dünyada hem öbür dünyada. Yapmazsan başına geleceklere hazır ol.</li>
</ul>
<ul>
<li>Hem dikkat et yaptığın vazifenin karşılığı az değil ebedi cennettir. Fani dünyada kısacık bir hayat için gösterdiğin gayreti hatırla. İleri de rahat etmek için nasıl da çaba sarf ediyorsun. Halbuki özlediğin, beklediğin o zamana ulaşman garanti değil. Oysa ebedi cenneti Allah vaad ediyor. Öyleyse her şeye gücü yeten Rabbin emrine neden itaat etmeyesin ki. Eğer vazifeni yapmazsan başıboş bırakılmayacaksın cehenneme gidersin. Cenneti ve Cehennemi sakın kendinden uzak sanma 80 yıl sonra sen ve arkadaşlarının hemen hemen hiç biri hayatta olmayacak.</li>
</ul>
<ul>
<li>Sakın deme! Beni meşgul eden boş işler değil hayatımın kurtuluşu için önemli işlerdir. Şöyle düşün   dünyanın en zengin insanı, dünyanın en başarılı bilim adamı, dünyanın en iyi futbolcusu, dünyanın en yakışıklı kişisi ve böyle bir çok güzel vasıfların en iyisine sahip olmak istemezmiydin. ? Oysa hiçbir insan her istediğine sahip olamaz. Bir serçeyi düşün günlük istediği birazcık ekmek kırıntısı veya onun kadar buğday tanesi hayatı boyuda isteklerinde bir değişme yok. Serçe hayatta her isteğini elde edebiliyor. Buradan da anlaşılıyor ki insanın gerçek vazifesi hayvan gibi çabalamak değil ahiretini kurtarmak, hakiki ve ebedi mutluluğa ermektir. Maç seyrettiğin saatleri, avare gezdiğin vakitleri, boş konuştuğun anları düşün zamanın çoğunun hem dünya hem de ahiret için faydasız işlerde geçtiğini hatırla ve kendine çeki-düzen ver.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/kurtulusa-ermede-tembellik-gosterenlere-5-ikaz/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeytan&#8217;ın Namazı Engelleme Metodları</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/seytanin-namazi-engelleme-metodlari/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/seytanin-namazi-engelleme-metodlari/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 11:19:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manevi Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[şeytanın hileleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=655</guid>
		<description><![CDATA[ŞEYTAN`IN NAMAZI ENGELLEME METODLARI Seytan (Aleyhi´l-Lâ´ne) diyor: Kul namaz kilmak isteyince, ona vesvese veririm. Henüz vakit var, mesgulsün, isini bitir, sonra kilarsin, derim Namazini geciktiremezsem, insan seytanlarindan birini yollarim ve namazini geciktiririm Onu da yapamazsam, o kula namazda musallat olurum. &#8211; Saga bak, sola bak, &#8211; derim, bakinca da yüzünü oksar, alnindan öperim. Sonra da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://www.dusunvebasar.com"><img class="aligncenter size-full wp-image-658" title="NAMAZ" src="http://www.dusunvebasar.com/wp-content/uploads/2010/08/NAMAZ.jpg" alt="" width="480" height="360" /></a></h3>
<h3>ŞEYTAN`IN NAMAZI ENGELLEME METODLARI</h3>
<p>Seytan (Aleyhi´l-Lâ´ne) diyor:</p>
<ol>
<li>Kul namaz kilmak isteyince,      ona vesvese veririm. Henüz vakit var, mesgulsün, isini bitir, sonra      kilarsin, derim</li>
<li>Namazini geciktiremezsem,      insan seytanlarindan birini yollarim ve namazini geciktiririm</li>
<li>Onu da yapamazsam, o kula      namazda musallat olurum. &#8211; Saga bak, sola bak, &#8211; derim, bakinca da yüzünü      oksar, alnindan öperim. Sonra da „namazin bozuldu&#8221; diye vesvese verir      namazdan cikaririm</li>
<li>Saga sola baktiramazsam,      yalniz basina namaz kildiginda yanina giderim. Cabuk kilmasini emrederim.      Horozun yem yedigi gibi cabukca kildiririm</li>
<li>Bunu da yaptiramazsam,      cemaâtle namaz kilarken, basina bir gem takarimm vebasini imamdan önce      secde ve rükûya götürürüm ve namazini bozarim. Allah ise böylelerini kiyâmette      esek basli olarak hasreder, diyor</li>
<li>Bunu da yaptiramazsam,      namazda parmaklarini cikirdatmasini emrederim. Böylece beni tesbih eder</li>
<li>Miskinlere, zavallilara      giderim, namazi birakmalarini emrederim. -Namaz size göre degil, siz      rizkiniza bakin, isinizde calisin derim</li>
<li>Hastalara giderim, hastaya      zorluk yoktur, iyi olunca kilarsin derim. Hattâ, hastayi isyân ettirir,      küfre bile sokarim</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/seytanin-namazi-engelleme-metodlari/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutluluğa giden üç basamak; duymak, anlamak ve sevmek</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/mutluluga-giden-uc-basamak-duymak-anlamak-ve-sevmek/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/mutluluga-giden-uc-basamak-duymak-anlamak-ve-sevmek/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 19:52:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık: Beyin, Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[duymak]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[huzur]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[saadet]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=652</guid>
		<description><![CDATA[Genç kadın sızlanıyordu: “Eşim ne beni duyar, ne anlar ne de sevdiğini dile getirir. Kendine ait bir dünya kurmuş orada tek başına yaşar. Sonra da bana “hiçbir şeyle mutlu olmayan karamsar kadınsın” deyip işin içinden çıkar. Evet, evlilikte mutluluğa giden üç basamak vardır: “Duymak, anlamak sevmek.” “Duymak” insanı “anlamak” basamağına “anlamak”sa “sevmek” basamağına çıkarır. Nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genç kadın sızlanıyordu: “Eşim ne  beni duyar, ne anlar ne de sevdiğini  dile getirir. Kendine ait bir  dünya kurmuş orada tek başına yaşar. Sonra  da bana “hiçbir şeyle mutlu  olmayan karamsar kadınsın” deyip işin  içinden çıkar.<img src="http://medya.zaman.com.tr/2010/07/15/mutluluk.jpg" alt="" width="200" height="160" /></p>
<p>Evet, evlilikte mutluluğa giden üç  basamak  vardır: “Duymak, anlamak sevmek.” “Duymak” insanı “anlamak”  basamağına  “anlamak”sa “sevmek” basamağına çıkarır.</p>
<p>Nasıl ki, dilsiz ve sağır bir  insanın dilini bilmediğinizden  duyamazsınız. Duymadığınız için de  anlayamazsınız.</p>
<p>Eşler de birbirlerinin  beklentilerini duyup cevap vermezse eşin,  sürekli “beni anlamıyorsun?”  diye sızlanmasına zemin hazırlar.</p>
<p>Böyle bir eş, eşinin sadece madde  boyutunda yanında olur. Ruh  boyutunda ise yalnız bırakır. Ruh  dünyasının gereksinimlerini yerine  getirmez. Anlaşılmadığını düşünen eş  ise kendisini yalnız hisseder.  Yalnızlığın başladığı evlilikte ise  ciddi problemler ortaya çıkar.</p>
<p>Eşler birbirini çok sevse bile  birbirlerinin beklentilerinin ne  olduğunu anlamadıkları için “Neden  beni anlamıyorsun, anlamak  istemiyorsun? vb.” tartışmaları arasında  sevgileri de buza keser.</p>
<p>Birbirlerini anladıklarında,  beklentilerine cevap verdiklerinde  aralarındaki tartışma kalkar.  Anlayış güneşi sevgi buzunu çözmeye,  anlayış ateşi sevgi aşını  pişirmeye başlar.</p>
<p>Genelde birbiriyle anlaşamayan  eşler, ayrı ayrı fert olarak  mükemmel insanlardır. Fakat eş olarak bir  araya geldiklerinde birbiriyle  anlaşamaz hatta ayrılırlar.</p>
<p>Prof. Nevzat Tarhan’ın çok güzel  bir tespiti var. Aileyi  orkestraya benzetir. Eşlerin her biri  çaldıkları enstrümanı tanır, bilir  ve dilinden anlayarak çalarsa o  orkestrada uyum olur. Aksi halde ortaya  kulakları sağır eden bir ses  çıkar. Ki böyle bir orkestranın olduğu  ortamda bulunanlar orayı terk  eder.</p>
<p>İşte ayrı ayrıyken mükemmel olan  ama bir araya geldiklerinde  anlaşamayan çiftler, kendilerini o  orkestranın bir parçası olarak kabul  etmez. Çalacağı enstrümanın diğer  enstrümana uyum sağlaması gerektiğini  anlamadan bildiği gibi çalar. O  zaman da eşler arasında uyum olmaz. Her  kafadan bir ses çıkar. Aile  curcunaya döner. Ve birlik beraberlik de  bozulur.</p>
<p>Demek ki, evlilikteki mutluluk  formülü “duymak, anlamak,  sevmektir”. Bu formül evlilikte “biz”  duygusunu harekete getirir.</p>
<p>Eşler, “bizim evimiz, bizim  çocuğumuz, bizim aşkımız, bizim  sevinç ve kederimiz” diye düşünür.</p>
<p>Aksi halde eşlerin “egoları”  devreye girer. “Ben seni dinlemek  zorunda değilim. Çünkü ben bilirim.  Ben anlarım. Ben böyleyim. Beni  böyle sev” düşüncesi oluşmaya başlar.</p>
<p>“Ben” duygusunun hakim olduğu  ailede despot bir kral ve uyulması  gereken kurallar vardır. Aile  bireyleri o kurallara uymak zorundadır.  Uymayan anında cezalandırılır.</p>
<p>Eşler “biz” dediği zaman ise katı  kuralların hakim olduğu  despotça baskı ortadan kalkar. Paylaşım başlar.  Paylaşımın olduğu yerde  ise huzur, saadet ve mutluluk vardır. Çünkü  “sıkıntılar paylaştıkça  azalır.” “Sevinçler paylaştıkça çoğalır”.</p>
<p><a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1005463&amp;title=mutluluga-giden-uc-basamak-duymak-anlamak-ve-sevmek"> ZAMAN </a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/mutluluga-giden-uc-basamak-duymak-anlamak-ve-sevmek/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Namaz Külliyatı Kitap Seti</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/namaz-kulliyati-kitap-seti/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/namaz-kulliyati-kitap-seti/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 09:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Kıl Beni Ey Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz Gönüllüleri Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Risale-i Nur da Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah namazına kalkmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Yolculukta nasıl namaz kılabilirim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=644</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Namaz Gönüllüleri Platformu&#8221; farklı yayın evlerinden çıkan ve toplam trajı 5 milyonu aşan 28 kitabı bir araya getirdi. Yayınevleri de namazın toplumda hak ettiği yeri alması için güç birliği yaptı ve projeye destekledi. Namaz kitapları Türkiye&#8217;nin her yerinden telefonla sipariş edebiliyor. Kargoyla eve teslim ediliyor. Kutlu zaman dilimlerini içinde barındıran üç ayların ilk haftalarını geride [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Namaz Gönüllüleri Platformu&#8221; farklı yayın evlerinden çıkan ve toplam trajı 5 milyonu aşan 28 kitabı bir araya getirdi.</strong></p>
<p>Yayınevleri de namazın toplumda hak ettiği yeri alması için güç  birliği yaptı ve projeye destekledi. Namaz kitapları Türkiye&#8217;nin her  yerinden telefonla sipariş edebiliyor. Kargoyla eve teslim ediliyor.</p>
<p>Kutlu zaman dilimlerini içinde barındıran üç ayların ilk  haftalarını geride bıraktık. Bu özel günler, kulluğun sırrını yeniden  keşfetmeyi arzulayanlar için özel anları içinde taşıyor. Üç ayların  bereketinden faydalanmak ve Kur&#8217;an&#8217;da 70 kez emredilen bir ibadeti,  Peygamber Efendimiz&#8217;in (sas) &#8220;dinin direği, gözümüzün nuru, mü&#8217;minin  miracı&#8221; diye tanımladığı bir ibadeti ikame etmek ister misiniz? Bu  soruya evet cevabını vereceklere yardımcı olacak nitelikte bir kitap  seti piyasaya çıktı. Namazın önemini, güzelliğini anlatan, namaza dair  her türlü soruyu cevaplayan namaz kitaplığı 28 kitaptan oluşuyor.</p>
<p>Dört yıl boyunca, il il, ülke ülke dolaşarak konferans ve  seminerle insanlarda namaz bilinci oluşturmak için el ele veren &#8220;Namaz  Gönüllüleri Platformu&#8221; üyesi yazarların farklı yayınevlerinden çıkan 28  kitabı bir araya getirildi. Toplam tirajı 5 milyonu aşan kitapların  toplumda hak ettiği yeri alması için yayınevleri güç birliği yaptı. Her  biri namazın farklı bir güzelliğini konu alan kitaplarda namazın  manasından çocuklara sevdirilmesine kadar birçok yönü ele alınıyor. İşte  namaz bilincini uyandırmayı amaçlayan kitaplardan bazıları:</p>
<p><strong>Namaz âşığı Bediüzzaman&#8217;ın dilinden namaz:</strong> İslam&#8217;ın ve  Müslümanlığın sembolü olan namazı en iyi anlatan kitaplardan biri  &#8216;Risale-i Nur&#8217;da Namaz ve Hikmetleri&#8217;. Bediüzzaman Said Nursi&#8217;nin  eserlerinden derlenen kitapta namazın manası, sırları ve hikmetleri  tatminkâr bir şekilde anlatılıyor. &#8220;Her gün beş defa çok değil mi?  Bitmediğinden usanç veriyor&#8221; tarzında ileri sürülen bahaneleri de  Bediüzzaman, nefisleri ikna ederek cevaplıyor.</p>
<p><strong>Çocuklar namazı bu kitapla sevecek: </strong>Anne ve babaların en  büyük vazifesi, kapanmayan amel defteri olan çocuklarını yetiştirmek.  Allah&#8217;ın hediyesi ve aynı zamanda emaneti olan çocuklara kulluk  bilincini vermek ise hiç kolay değil. &#8220;Toplumda en büyük ihtiyaç  çocuklarımıza namazı sevdirmenin yollarını bulmak.&#8221; diyen yazar Ahmet  Bulut, anne ve babaların yardımına hazırladığı kitabı ile koşuyor. Uzun  çalışmalar sonucu kaleme aldığı &#8216;Çocuklarımıza Namaz&#8217;ı Nasıl Sevdirelim&#8217;  kitabı ile çocukları namazla tanıştırmanın yollarını en iyi şekilde  gösteriyor.</p>
<p><strong>Namazı anlayarak kılmak için:</strong> &#8220;Muhakkak ki namaz, insanı  ahlak dışı davranışlardan, meşru olmayan işlerden uzak tutar.&#8221; (Ankebut,  45) ayetini ele alan Prof. Dr. Davut Aydüz, &#8220;Eğer kıldığımız namaz bizi  ahlak dışı davranıştan, meşru olmayan işlerden uzak tutmuyorsa bizim  namazımızda bir eksiklik vardır.&#8221; diyor. Kaleme aldığı &#8216;Namazı Anlayarak  Kılma&#8217; kitabında bu ulvi ibadetin aç bir insanın yemek yemesi gibi  duyarak eda edilmesi gerektiğini vurguluyor. Aydüz, namazda okunan dua  ve surelerin kısa bir açıklamasını yaparak, huşu ve huzuru elde etmenin  formülünü de gösteriyor.</p>
<p><strong>Sabah namazına kalkmanın yolları:</strong> En çok kazaya bırakılan  namaz, sabah namazıdır. Toplumdaki bu yarayı gören Cemil Tokpınar,  &#8216;Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?&#8217; kitabı ile bu derdin dermanını buluyor.  Sabah namazını kazaya bırakmamanın formüllerini sunan Tokpınar, namazın  vazgeçilmezliğinin önemine vurgu yapıyor. Kitap, günümüz  Müslümanlarını, en çok ihmal ettiği ibadetin gönüllü sevdalıları olmaya  çağırıyor.</p>
<p><strong>Yolculukta nasıl namaz kılabilirim?: </strong>&#8216;Dinimin Direği  Namaz&#8217; kitabını yazan Süleyman Bosnalı, namaz kelimesinin anlamından  namazın özü ve manasına, namazın insana kazandırdıklarından namaz  kılmayanları bekleyen en büyük tehlikeye kadar birçok konuya değiniyor.  Kitapta ayrıca, &#8216;Niçin namaz kılmalıyız? Hastalıklar namaz kılmaya engel  midir? Arabada, trende, gemide, uçakta namaz kılınır mı? Namazların cem  (birleştirilmesi) edilmesi ne anlam ifade eder? Kutuplarda nasıl namaz  kılınır? Namazın sünnetleri yerine kaza namazları kılınabilir mi?&#8217; gibi  birçok ilginç soruların cevapları da bulunuyor.</p>
<h3>Namazın 28 kitabı</h3>
<p><strong>Moral Kitap&#8217;ın organizasyonu ile bir araya getirilen namaz kitapları,  212 444 24 14 numaralı telefonlardan sipariş ediliyor. 100 liraya  evlere kadar teslim edilecek olan namaz külliyatında yer alan eserler  şunlar:</strong></p>
<p>Risale-i Nur da Namaz ve</p>
<p>Hikmetleri/Bediüzzaman Said Nursi</p>
<p>Niçin Namaz/Vehbi Karakaş</p>
<p>Namaz; Bir Tevhid Eylemi/Abdullah Yıldız</p>
<p>Namaz Göz Aydınlığım/Mehmed Göktaş</p>
<p>Namaz Bilinci/Hasan Hafızoğlu</p>
<p>Gece İbadeti/Abdülhakim Yüce</p>
<p>Namaz; Niçin ve Nasıl Kılınır/Mehmet Paksu</p>
<div id="haberMetinDiv">
<p>Namaz; Dirilişe Çağrı/Ahmet Bulut</p>
<p>Namazla Yeniden Doğdum/Yaşar Alptekin</p>
<p>Namazı Yaşayanlar/Said Demirtaş</p>
<p>Namazla Yaşamak/Veysel Akkaya</p>
<p>Namaz ve Karakter Gelişimi/Esma Sayın Ekerim</p>
<p>Namaz Akılları Durdurran Mucize/Kerim Buladı</p>
<p>Dinimin Direği Namaz/Süleyman Bosnalı</p>
<p>Namaza Giden Yollar/Alaaddin Başar</p>
<p>Namaz Çağrısı/Ramazan Kayan</p>
<p>Namazı Anlayarak Kılmak/Davut Aydüz</p>
<p>Kıl Beni Ey Namaz/Senai Demirci</p>
<p>Niçin Günde Beş Vakit</p>
<p>Namaz Kılmalıyız/Sabahattin Uçar</p>
<p>Namaz Darda Koymaz/Abdülaziz Kutluay</p>
<p>Namaz Âşıkları/Ali Balkan</p>
<p>Namazın Sırları/Ahmet Altun</p>
<p>Sabah Namazına Nasıl Kalkılır/Cemil Tokpınar</p>
<p>Müslüman&#8217;ım Diyen Bir İnsan Niçin</p>
<p>Namaz Kılmak İstemez/ Feyzullah Birışık</p>
<p>Namazla Kıyam Etmek/Abdullah Büyük</p>
<p>Ali&#8217;nin Seccadesi/Cüneyd Suavi</p>
<p>Çocuklara Namazı Nasıl Sevdirelim/Ahmet Bulut</p>
<p>Namaz Kahramanları/Cemil Tokpınar</p></div>
<p>Kaynak: <a style="font-weight: bold; color: blue;" href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=999090&amp;title=namaz-kitaplari-ayni-safta">ZAMAN</a></p>
<p><strong>Moral Kitap&#8217;ın organizasyonu ile bir araya getirilen namaz kitapları, 212 444 24 14 numaralı telefonlardan sipariş ediliyor. 100 liraya evlere kadar teslim edilecek.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/namaz-kulliyati-kitap-seti/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kişisel gelişim dergisi; Genç Beyin</title>
		<link>http://www.dusunvebasar.com/kisisel-gelisim-dergisi-genc-beyin/index.html</link>
		<comments>http://www.dusunvebasar.com/kisisel-gelisim-dergisi-genc-beyin/index.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 22:15:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülkadir AKGÜNDÜZ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aylık]]></category>
		<category><![CDATA[başarı sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[beyın]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[birikim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dahinin el kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[en çok okunan dergi]]></category>
		<category><![CDATA[en çok satılan dergi]]></category>
		<category><![CDATA[eş seçiminde püf noktalar]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[genc]]></category>
		<category><![CDATA[genç beyin]]></category>
		<category><![CDATA[genç sayfa]]></category>
		<category><![CDATA[gencbeyin]]></category>
		<category><![CDATA[gencbeyin.org]]></category>
		<category><![CDATA[görgü]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hitabet]]></category>
		<category><![CDATA[ibret]]></category>
		<category><![CDATA[ikna]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilginç]]></category>
		<category><![CDATA[imaj]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kapak]]></category>
		<category><![CDATA[karakter]]></category>
		<category><![CDATA[karakter testi]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kıssa]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[macera]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[meşhur işadamlarının 100 ortak prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[mizah]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka başarılı olma sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[nişan]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[pedagoji]]></category>
		<category><![CDATA[portre]]></category>
		<category><![CDATA[pratik ve huzurlu yaşamanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[samimi itiraflar]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[sıradışı]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>
		<category><![CDATA[tesbit]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[web]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka testi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dusunvebasar.com/?p=638</guid>
		<description><![CDATA[GENÇ BEYİN’İN 97. SAYISI GERÇEK BİR HAZİNE! • Başarıyı engelleyen zehirli sözler (Şu 70 sözü DUYMA ve SÖYLEME) • EN TEMEL karakter özelliğin ne? • YÜKSEK KARİYER yapmış eş adaylarına 3 tavsiye • Ekmeği arslanın ağzından çıkarmada 8 yol • Aşırı konuşkan çocuğa 4 çâre (Anneler! Bunları uygulayın, rahat edin!) • Ünlü hatiplerin kürsü korkusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="color: #ff0000; font-weight: bold; font-size: 14pt; font-family: Verdana;" align="center">GENÇ BEYİN’İN 97. SAYISI<br />
GERÇEK BİR HAZİNE!</p>
<p style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;">• Başarıyı engelleyen zehirli sözler (Şu 70 sözü DUYMA ve SÖYLEME)<span> </span><br />
• EN TEMEL karakter özelliğin ne?<br />
• YÜKSEK KARİYER yapmış eş adaylarına 3 tavsiye<br />
• Ekmeği arslanın ağzından çıkarmada 8 yol<br />
• Aşırı konuşkan çocuğa 4 çâre (Anneler! Bunları uygulayın, rahat edin!)<span> </span><br />
• Ünlü hatiplerin kürsü korkusu (Bu örneklere inanamayacaksınız)<span> </span><br />
• Çocuğumun zekâsını nasıl geliştirebilirim? (15 taktik)<br />
• İtici güç arayanlara 2 çâre<span> </span><br />
• Milyon $&#8217;lık düşünme sanatı<br />
• 50 yıl mutlu evlilik için 7 kural<span> </span><br />
• İmajını yönetemiyorsun, çünkü&#8230;<span> </span><br />
• İsim ve yüz hatırlamada İPUÇLARI<br />
• Senin dostun 14 çeşitten hangisi?<br />
• Çocuklarına okumayı sevdiren annenin 5 taktiği (Sonuç veren uygulama)<br />
• Gerçek bir Leylâ ve Mecnun hikâyesi<br />
• İçindeki 5 düşmanla YÜZLEŞ! (Pusuda bekliyorlar!)<br />
• Böyle yetişen kız EVDE KALIR!<br />
• Temizlikçiydi, şimdi 4 bin çalışanı var! (30 milyon $ ciro!)<span> </span></p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="486" height="530" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.gencbeyin.org/Flash/reklam_97.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="486" height="530" src="http://www.gencbeyin.org/Flash/reklam_97.swf"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dusunvebasar.com/kisisel-gelisim-dergisi-genc-beyin/index.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

