SEVGİ’yi yükleyen program
Ekim 30, 2009
SEVGİ"yi yükleyen program
Müşteri: Çok fazla teknik bilgim yok. SEVGİ yüklemek için ne yapmam gerekiyor?
Yetkili: İlk olarak KALBİM dosyasını açmanız lazım. Açtınız mı?
Müşteri: Evet, açıldı. Ancak su anda GEÇMİŞACILAR.EXE, DÜŞÜKGÜVEN.EXE, HASET.EXE, ve GÜCENME.EXE isimli programlar da çalışıyor. Onlar çalışırken SEVGİ yükleyebilir miyim?
Yetkili: Sorun değil. Yüklediğiniz anda SEVGİ otomatik olarak GEÇMİŞACILAR.EXE’ yi silecektir. Gerçi bir süre geçici hafızada kalabilir ama artık diğer programları etkilemez. SEVGİ, er veya geç DÜŞÜKGÜVEN.EXE’ yi silerek YÜKSEKGÜVEN.EXE isimli bir modül yükleyecektir. Ancak siz, HASET.EXE ve GÜCENME.EXE’ yi mutlaka kendiniz kapatmalısınız. Bu programlar SEVGİ'nin yüklenmesine engel olurlar. Onları kapatabilir misiniz lütfen?
Müşteri: Tamam kapattım, SEVGİ otomatik olarak yüklenmeye başladı. Bu normal mi?
Yetkili: Evet ama unutmayın ki bu sadece temel program . Üst sürümlerinin yüklenmesi için başka KALP'lerle bağlantı kurmanız gerekiyor.
Müşteri: Haydaaa.... Daha şimdiden hata mesajı verdi. Ne yapmam gerekiyor?
Yetkili: Mesaj ne diyor?
Müşteri: HATA-412! PROGRAM İÇ SİSTEMDE ÇALIŞMIYOR! Bu ne demek?
Yetkili: Endişelenmeyin, bu çok rastlanan bir sorun, çözümü de var. Hata mesajı, SEVGİ programının başka kalplerde çalışmaya hazır olduğunu ancak sizin kalbinizde çalışmadığını söylüyor. Biraz karmaşık bir programcılık dili oldu galiba... Sade bir dille şöyle diyor: Programın başkalarını sevebilmesi için önce sizin kendi sisteminizi sevmeniz gerektiğini söylüyor.
Müşteri: Peki ne yapmam gerekiyor?
Yetkili: "KENDİMİ KABULLENME" isimli dosyanın içinde bulacağınız KENDİNİAFFETME.DOC, KENDİNEGÜVENME.TXT, DEĞERBİLME.TXT ve İYİLİK.DOC isimli dosyaların üzerine tıklayıp hepsini KALBİM dosyasına kopyalayın.
Müşteri: Tamam. Başka bir şey var mı?
Yetkili: Şimdi çalışacaktır gerçi ama biz ilerisi için de tedbir alalım. SÜREKLİKENDİNİELEŞTİRHAYATINIZEHİRET.EXE diye çok uzun isimli bir dosya vardır. Onu bütün sistemde tarayın ve gördüğünüz her dosyadan silin, sonra çöp kutunuzdan da atarak tamamen kaybolduğundan emin olun!
Müşteri: Yaptım. Hey harika... Neler oluyor.... KALP temiz dosyalarla doluyor. GÜLÜMSEME.MPG monitöre geldi. SICAKLIK.COM, BARIŞ.EXE ve MEMNUNİYET.COM hepsi KALP'e yerleşiyor.
Yetkili: Güzel, demek ki SEVGİ yüklendi ve çalışıyor. Şu andan itibaren her şeyle basa çıkabilmeniz gerekiyor. Yalnız telefonu kapatmadan önce son bir noktaya dikkat çekmek istiyorum...
Müşteri: Nedir?
Yetkili: SEVGİ programı ücretsizdir. Onu ve onun tüm modüllerini tanıştığınız herkese verin. Karşılığında onlar da başkalarıyla paylaşacak ve sonunda size tertemiz modüller olarak dönecektir..
Yönetici ve Siz…
Ekim 30, 2009
Yöneticiniz ile Aranızdaki Farklar
Bir işi uzun sürede yapıyorsanız, çok yavaş çalışıyorsunuz demektir. Oysa yöneticiniz bir işi uzun sürede yapıyorsa, muhakkak dikkatli çalıştığı içindir.
Yapmanız gereken bir işi yapmadığınızda siz gerçekten tembelsiniz. Yöneticinizin yapmama hakkı vardır çünkü o her zaman çok meşguldür.
Sizden bir şey istenmeden iş yaptığınızda otoritenizi aştığınız söylenir. Yöneticiniz aynı şeyi yaptığında sadece inisiyatif kullanıyordur.
Ofis dışındayken hep etrafta vakit harcadığınız düşünülür. Yöneticiniz ofis dışında iken hiç boşa vakit harcamaz ve hep iş peşindedir.
Hasta olduğunuz için bir gün işe gelmediğinizde çok sık hastalandığınız söylenir. Yöneticiniz hasta olduğu için işe gelmediğinde gerçekten hastadır.
TEZGÂHTAR ÇOCUK…
Ekim 30, 2009
Ateşli bir köy çocuğu kentin en büyük marketinde işe başvurdu. Dünyanın bu en büyük çarşı-marketinde her şey ama her şey satılmaktaydı. Patron sordu:
“Daha önce hiç satıcılık yaptın mı? ”
“Evet, köyümde bu işi yaptım.”
Patronun gözü çocuğu tuttu. “İyi, yarın başlıyorsun” dedi. “Akşam ilk günü değerlendiririz.”
Ertesi akşam patron, çocuğu karşısına aldı.
“Evet, bugün kaç satış yaptın? ” diye sordu.
“Bir.”
“Ne bir mi? Öteki arkadaşların otuzdan fazla satış yaptılar. Sen nasıl yalnızca bir satış yapabilirsin?
Kaç dolar tuttu peki?”
“320 bin dolar”
Patron şaşırdı ve bunu nasıl becerebildiğini sordu.
“Adama önce küçük boy bir olta, sonra orta boy bir olta ve daha sonra da büyük bir olta sattım.” Dedi genç satıcı. “Adama nerede balık tutacağını sordum , “Kıyıda” deyince bir tekneye gereksinimin olduğunu söyledim. Tekne bölümüne indik ve çift motorlu yelkenli lüks bir yat sattım. Vosvosuyla bunu çekemeyeceğini belirtince de son model bir 4×4 cip sattım.
Patron kendinden geçti:
“Ne diyorsun, tüm bunları bir küçük olta almaya gelen adama mı sattın?”
Çocuk yanıtladı:
“Yoo, aslında eşinin migreni tutmuş, buraya aspirin almaya gelmişti ” dedi. “Hafta sonunun mahvolduğunu görünce adama bunu açık açık söyledim ve balığa gitmesini önerdim.”
“ZAFER ÖZSOY-BÜTÜN DÜNYA-BİZBİZE ’DEN”
Bir Torba Çivi Hikayesi…
Ekim 30, 2009
Arkadaşlarıyla sürekli geçimsiz, uyumsuz olan bir kıza Anne bir torba çivi verir ve ona arkadaşlarını her kırdığında odasının kapı arkasına bir çivi çakmasını söyler. Haftalar ilerledikçe kapının arkası çivilerle dolmaya başlar. Kapı tamamıyla çivilerle dolunca kız; anneciğim kapımın arkası çivilerle doldu şimdi ne olacak? Diye sorar.
Anne bu kez kızına kendini kontrol ettiği arkadaşlarını kırmamayı başardığı her günün sonunda kapısının arkasından bir çivi sökmesini ister.
Günler geçer ve en son çiviyi söktüğünde kız bu kez annesine koşarak sevinçli haberi verir.
Annesi kızının elinden tutar ve kapının yanına götürür ve ona: “Bak kızım çok çalıştın ve arkadaşlarını kırmamayı öğrendin… Fakat kapının üzerindeki delikler hala duruyor ve kapı hiç bir zaman eskisi gibi olmayacak.
“İnsanların kalplerine çivi yarası açmamaya dikkat et…”
Vefa…
Ekim 3, 2009
Güllerin yerini dikenler aldı. Aylar güneşler peşi peşine batarken, ortalığı kasvet dolu bulutlar bastı. Bağ çöktü, bağban öldü; “petekler söndü, ballar kalmadı.” Ve artık, insan nedretine maruz kalan bu devrin talihsizleri, kalbinde zerre kadar emanet ve vefa hissi bulunmayan ölü ruhlara, destan tutup yahşi çekmeye başladı. “Ne akıllı, ne centilmen!” diye alkışlamadıkları ham ervâh kalmadı ve işte, bu devreye ait milletin yüreğinden yükselen son inilti ve son inkisar:
“Vefa yok, ahde hürmet hiç… Emânet lafz-ı bî medlûl;
Yalan râyiç, hiyânet, mültezem her yerde, hak meçhûl!
Ne tüyler ürperir, yâ Rab! Ne korkunç inkılâb olmuş:
Ne din kalmış, ne îman, din harâb îman serâb olmuş.”
M.Akif
Bu devrede, etrafı yalan ve mübâlağanın esiri bir sürü karakura bastı. Hergün birkaç defa yeminini bozan; her defasında ettiği ahd u peymandan dönen ve ebediyyen vefa duygusundan mahrum bir sürü karakura!.. Lânet ediyor onlara yer ve yerdekiler, lânet okuyor onlara semâ ve semâdakiler.
Nereden çıktı bu kadar “cinsi bozuk, ahlâkı fenâ!” Hangi hâin bunlara bağrını açıp dâyelik yaptı!.. Hangi talihsiz bunları sînesinde büyüttü ve hangi uğursuz ağızlar bunlara buyurun çekti!..
Ah vefa, nerde kaldın! Bıktık şu her gün birkaç defa yemini bozup ahdinden dönenlerden. Her sözü mübâlağa, her davranışı sun’î nâmertlerden ve vefa duygusundan mahrum uğursuz gönüllerden!.. Ve nerdesiniz! Ey bir vefa düşüncesiyle sözleştiği yerde günlerce kıpırdamadan bekleyen vefalı dostlar!.. Nerdesiniz ruhuyla bütünleşmiş vefa timsali er oğlu erler!.. Nerdesiniz bir vefa uğruna harâb olup, turâb olup gidenler ve çok bereketli bir devrin ak alınlı insanları!.. Kalkın; girin ruhlarımıza. Kamçılayın hayâllerimizi ve boşaltın vefa adına ne taşıyorsanız hepsini sînelerimize!.. Mertliği, yiğitliği, vefayı bütün bütün unutmuş sînelerimize. Bizleri bu yeniden diriliş yolunda Hızır çeşmesine ulaştırın! Gelin, gelin de şurada burada dolaşıp duran şu üç-beş vefalı insanı, ümitsizlik ve inkisardan kurtarın!..
Vefaya susamış neslimizin vefa düşüncesinin korunması dileğiyle…
Düşün ve Başar . Com
Örnek Bir Vefa…

Örnek Bir Vefa...

